kadın...

28 Ocak 2009



ilham denen kaçağın gelmesi bu sefer uzun sürdü... oysa arada sırada dışarı çıkar , gezer, hazırladığım uzun alışveriş listesini toplar geri gelirdi... bu yüzden şu sıralar ona kaçak diyorum işte... belki canım gerçekten yanmadığından olsa gerek geç kalması... belki de içimde biriktirdiklerimle dışımda yaşadıklarımın bu kadar birbirinden bağımsız olması ile alakalıdır...




bu gün tam beş yıl öncesinde üyeliğimin bulunduğu bir siteye tekrar girdim... yazdıklarımı ne çabuk unutmuşum... kendime şaşırdım... yurdumun asi kızı... nelere öykünmüşsün öyle, öylesine... Ne sıkıyormuş seni? Ne yıkıyormuş dünyanı hesapsızca? Ne kolay kırılıyormuş minik yüreğin? heyhaat şimdilerde sınırlarda yaşıyorsun oysa... Tüm o yaşadıkların korkak ama cesur görünen, zayıf ama güçlü olduğu varsayılan, sahipsiz ama ait olmak isteyen bir kadın yaratmış... seni seninle baştan yaratmışsın yani... vay canına içimdeki kadına... odanın bir köşesine sinmiş şimdi o kadın... bacaklarını karnına çekmiş, ellerinin arasına almış başını... iri , kocaman, gece gözleriyle bakıyor şimdi gelecek günlere...

aşk ayağına kadar gelmiş ve ilk kez kapıyı ardına kadar açmış şimdi... karşısında durduğu dev aynasının aslında onu minicik gösterdiğini görmesi uzun yıllar öncesinde kalmış...

2 kişide semmy' e anlatmış:

Unknown dedi ki...

Hoşgeldin desene, sarılsana aşka sen de..

semmy dedi ki...

bence bi daha düşünelim bu konuyu...