aşk asaletini yitirdi...

23 Temmuz 2008




Uçsuz bucaksız bir deniz kasabasının yolcu terminaline gelir gibi... Sanki otobüsten inen tüm yolcular kavuşmuştu ellerinde isimleri yazan ve onları bekleyen ev sahiplerine de bir tek O arıyordu onu... o ki elinde beklediği kişinin ismi yazılı tabelasıyla kalakalmıştı aynı salonda... Aradığı şeylerin değil bulacağı şeylerin peşinde yollardaydı elbet... kii bundan sonra yazılanlar da o yolculuktan geri kalanlardı sadece... ve buluştular bir mehtap gecesi... gece yarısı birleşti biri...

“Gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış
Gibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcak
Sen bir şehir olmalısın ya da nar,
Belki Granada, belki eylül, belki kırmızı”


O gözler o gülüş ile bir kere karşılaştığında bırakmazdı seni... bırakamazdı bu yüzdendi ısrarcılığı mehtaba karşı ucunu yavaş yavaş yaktığı sigarasını tüttürmekte ona eşlik etmesine... belki aylardan eylüldü o yüzdendi içindeki bu hazan yapraklarının yosmalarla yaptığı dans... belki en ateşli temmuz gecelerinden biriydi. Kıpır kıpırdı içi bir narın bir tanesini bile yere düşürmeden yemeyi beceremeyişi bundandı belki de... çekingendi, tutuktu, asildi, elinde aynasıyla gelmişti ki her baktığında kendini görebiliyordu... bu yüzdendi belki de gecenin bir diğer yarısına şükredişi... her cümlesinde yüzünün kızardığını göstermediği için... bir yanı çocuktu, bir yanı genç, bir yanı kadın... bir yanı hayvan, bir yanı insan; Pan’ın en büyülü haliydi o; büyülü gecede dolunaya kafa tutan... bu yüzdendi annesine yakarışı daha kalalım diye belki de.... gece yarısı tutuldu biri...

“çocukluğun tutmuş da yine aşık olmuşsun,
Sanki bana, sanki ah, sanki olur a
Aşk bile dolduramaz bazı aşkların yerini
Diye övgü, diye sana, diye haziran...”


Dokunmadan o duyguya, koklamadan, istemeden hissetmekti belki de doğru olan... her yıl yeni baştan yazdığı ve bir türlü bitmek bilmeyen hikayenin aynı giriş cümlesi bu sefer gerçek olmuştu belki de. Olmaz ya hani filmin sonu mutlu biterdi belki de bu yüzden...
belki de bu yüzden yakalayamadığı için mutlu sonları her seferinde aynı giriş cümlesiyle farklı hikayeler yazmaya çalışıyordu... olur muydu ki? Gelir miydi? Hesapsızca, sorgusuz, sualsiz, sessiz, kimsesiz? Ertesi gece şüpheye düştü biri...

“Heves uykudaysa ruh çıplak gezer
Gazel bundan , keder bundan, sır bundan
Gözlerin şehirden yeni ayrılmış
Gibi dolu, gibi ürkek, gibi konuşkan”


Heves uykuda değilse sen ruhunla koşuyorsun demekti ki bu yüzdendi ömründe hiç ayın peşinden koşmamış olanlar bilemezdi o hazzı... kayısı rengini alan ayın dağların ardına gireceğine dair bilinmez iddialara giremezlerdi... kaç dakikanın kaldığını bilemez ve bu iddiaya bir sigara nasıl eşlik eder kestiremezlerdi elbet... ayaklarını sarkıttığı duvarın üzerinde o anın bitmemesini dilemesi de bundandı belki de... bir sokak köpeğinin ağlayışına tanıklık etmiş, tabiatı elleriyle uyandırmıştı ... geceyi içine almış geriye gün ışığını bırakmıştı sefillere... şehirden ayrılma diyecek cesareti kendinde bulamayışı neden(di) peki? Neden(di) onu alnından öperek uyandırışı, dudakları sahipsiz , yalnız ve savunmasız dururken? Yanında uyuyacak gücü bulamayışı neden(di)? Cesur değildi, korkak değil, suskun değildi, konuşkan değil, aşık değildi aşk hiç değil... kendi mutsuz sonunu yine başlamıştı yazmaya... gidecekti bitecekti... bu yüzdendi belki de köpeğin ön ayaklarını havaya kaldırıp göğsüne dayanarak ağlayışı... benim yerime, kendi yerine, bizim yerimize....öğle üzeri ikiye bölündü biri...

“hadi git yeni şehirler yık kalbimize bu aşktan “

Keşkeler, çaresizlikler, yapsaydılar, etseydiler, görseydiler, gitmeseydiler, imkansızlar... gereksiz bir msn iletisi gördü sonra :

- merhaba demek istedim...
- pardon tanıyamadım?

Ve aşk asaletini yitirdi o anda...

- Ben ... ben işte... o büyülü gecenin pren(se)si...

Paramparça oldu biri...


*çıktığım yolculuğun birinde otobüs dergisindeki şaire teşekkür ederim yaşadığı ve yaşattığı için...




..

......

10 Temmuz 2008

- ya , aslında korkuyorum bana eşlik eder misin?
- ne garip değil mi? olmayan bir şeyden korkuyorsun...
- e öyle de.... zaten bilinmezlik değil midir insanı korkutan?
- .......
- Bu kız burada biter...ve ben çekip giderim...