fotoğraflar benden metinler her telden

17 Haziran 2007


ölü gibi
soğuk bir
gece
senin
sokağına
sisler çöktü

sokağın
gerinmiş bir kedi
gibi
bu gece
şimdi
avını beklemekte

mavi ay
sokağını
aydınlatırken
yağmur camına
ince elifler
çizdi
cinler karanlığa
gizlendi
gökyüzü camura
bulandı
yıldızlar korkudan
bulutların arasına
pusdu
ruhlar
evlerin damlarından
atladı

ugursuz rüzgarla
birlikte
ruhunu şeytana
satmış
köpekler
geçti
önümden

her yanımda
ateşböcekleri
vardı
küçük ışıklar saçan
ama
ateşböceği olmayan

son şişeyi de
atarken
hayata
saklandığım yerden
çıktım
elimde
hayali bir kılıç,
cebimde
varolmayan
bir tabanca,
sakalımla,
paltomla,
geceye karıştım...


kurumuş kuyunun suyu
incirin sütü çoktan çekilmiş
bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
ayrık otları,dikenler bürümüş...
bardaktaki su, denizdeki kum kadar umarsızdım...
ANNE ben geldim.
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
ANNE ben geldim...
ben,OĞLUN, HAYIRSIZIN...



benim doğduğum topraklarda
insanlar gülmesini bilmezdi
ben bu yüzden böyle naçar kalmışım
güldür biraz...
...benim doğduğum köylerde şimal rüzgarları eserdi
ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
öp biraz....


Varoşların aşkları gerçek olur çıkarsız
Bende seni öyle sevdim gözüm gibi yalansız
İş ararken kahvelerde inanan gözlerin Vardı
Aş pişmeyen ocaklarda aç doyuran umut vardı
Yağmur çamur varoşlarda sımsıcak yürekler vardı
Yalınayak çocuklarda tertemiz gelecek vardı

Varoşların sevdaları gerçek olur çıkarsız
Bende seni öyle sevdim gözüm gibi yalansız
Gözlerimde bir ümitti yanıyordu güneş gibi
Yoksulluğun pençesinde arıyordu gözlerini
Yağmur çamur varoşlarda sımsıcak yürekler vardı
O dalgalı saçlarında gül kokan rüzgar vardı

Şimdi sarılıp o geçmişe ağlar.
Ağlar açılmaz yüreğim
Suçumuz neydi bizim


gelmediğin her gün
öldürüleceğimden korkuyorum
siyah gölgeler
önümü kesiyor,
sensiz saatler
arkamdan geliyor
bek yine
gelmedin,
sessiz harfler
kiralık katiller gibi
gerilirken
masanın üzerinde
silahlarım
seni
bekliyorum...


dünya dört ucu açık bohçaymış...
aynı anda hepsi kapanamazmış...
öğrendim...
kader örmüştü ağlarını...



gelme üzerime öyle
karanlık gibi
ben başkasına aidim
olamam senin
bak hala rüyalarımda
hatıraları hala
hafızamda...
gelme üzerime öyle
gölge gibi
biliyorum
bu benim
suçum
hem büyük bir yorgunluk var
üzerimde..
gelme üzerime
öyle saat gibi
peşime kelebekleri taktılar
kuşlar her gün
suikast
planları yapıyor
kokladığım her çiçekte
ağır kan kokusu..
gelme artık
kış geceleri gibi
birazdan zaman
dolacak
bırak
tek
başıma
öleyim...



Komutan

I
zırhlı tümenler geçerken
önünden
yaşanmamış aşkları düşündü
hala dayanmakta olan orduları
düşmeyen kaleleri
yeni doğmuş
bir çocuk gibi
gökyüzünü

emir subayı
yıldızları işaret
ederken
oturduğu yerden kalktı
zırhlı tümenlere
bakarken
kaybedeceğini
şimdiden biliyordu...

II
büyük ordular tüketip
kaleyi alamamış
savaşta ordusunu
ülkesini kaybetmiş
komutan

şimdi
gökyüzü kahverengi
ince yeşil bir asit yağmuru
ağır ceset kokusu
aklında sorular
yüreğinde bitmeyen aşk
dudağında söylenmemiş bir şarkı
elinde yırtık eski bir harita
her an suikastte uğrayacakmış gibi
paranoyak
yurdundan uzakta
eski subaylarının ismini çizmiş

biliyor komutan
bitmediğini savaşın
mağlup ama mağrur
baska bir savaşa
gidiyor...
(İlker Halil Türer)






Hiç bir zaman olması gerektiği gibi değil dedi insanlar,
müziğin sesi, sözcüklerin yazılışı.
her bir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi, bütün
bize öğretilenler, peşinde koştuğumuz aşklar,
öldüğümüz bütün ölümler, yaşadığımız
bütün hayatlar, hiç bir zaman olması gerektiği gibi değiller,
yakın bile değiller.
birbiri arasındaki yaşadığımız
bu hayatlar,
tarih olarak yığılmış,
türlerin israfı,
ışığın ve yolun tıkanması,
olması gerektiği gibi değil,
hiç değil,
dedi.

bilmiyor muyum?
diye cevap verdim.

uzaklaştım aynadan.
sabahtı,öğlendi,
akşamdı,

hiçbir şey değişmiyordu
her şey yerli yerindeydi
bir şey patladı,bir şey kırıldı,
bir şey kaldı.

merdivenden inip içine
daldım.

3 kişide semmy' e anlatmış:

Adsız dedi ki...

Kızım sen bu işleri beceriyorsun...Ne diye benim gibi bir tosbağadan hareket bekliyorsun ki:)))
Affferin sana....

atesinsesi dedi ki...

zincire vurulmuş asmalı bi kilit kadar günah özlemek...

özlemek günah işte...

Adsız dedi ki...

Değerli Eligür;

Tesadüfen bulduğum sayfan çok güzel olmuş.


bilmiyor komutan
savaşın bittiğini
birini bitirmeden
baska bir savaşa
gidiyor...


(İlker Halil Türer)